8.Alaçatı Ot Festivali

Dünya varmış! Hafta sonu Alaçatı Ot Festivali bahanesi diye kaçıp gittim buralardan. Gerçekten insanın bazen nefes almaya ihtiyacı oluyormuş. Kötü bir kış geçirdim. Kendimi ödüllendirecek hiç fırsatım olmadı. Bu yüzden bu tatil inanılmaz iyi geldi. Her şeyi, herkesi unuttum, telefonlarıma bakmadım. Cemal Süreya’nın da dediği gibi saat 12:00’dan sonra şarabımı yudumladım, insanları izledim, dans ettim, şarkı söyledim. Hiç kimse yokmuş gibi yaşadım.

Ot Festivali ile ilgili hiçbir şey yapmadım. 🙂 Sabah kahvaltıdan sonra Kapari Bahçe’de başladım oturmaya, akşam yemeği rezervasyonuma kadar. İlk akşam Karina’da, ikinci akşam Halt’taydım. Yemek sonrası Cura’ydı geceyi noktaladığım yer. Hiçbir şey düşünmeden tatil yapmak ne kadar güzelmiş. 5 aydır bulamadığım huzuru, yaşamadığım keyfi yaşadım. Festival tarihleri Kasım ayının başında belli olmuştu. Takipteydim. Açıklanır açıklanmaz hemen uçak bileti ve otel rezervasyonunu yaptım. Bir huyum var, bir yerde kalıyorsam, bir mekanda yemek yiyorsam hep oralara giderim. Geçen sene kaldığım otelde kaldım gene. 🙂 Sercan Bey ve Melek Hanım’ın konukseverliğini çok seviyorum. 2 kızız diye de çok hassaslardı. Hava muhteşemdi. Kısacası her şey çok güzeldi.

Bu sene kaç kişi katıldı, ne gibi etkinlikler oldu maalesef yazamayacağım. Ama yediğim, içtiğim mekanları yazabilirim. 🙂 Zaten çok kalabalıktı. Teyzelerin hücumuna uğruyordunuz yürürken. Değirmen Otel’de kaldım. Geçen sene bahsetmiştim. Bu sene Buğday odada kaldık. Alaçatı’ya gitmeyi düşünenlere tavsiye ederim. Özellikle Melek Hanım’ın kurabiyelerini 😉

Diyeceğim o ki kendinizi mutlu edin, şımartın. Eğer siz de ufak kaçamaklar yaparsanız tüm beklediklerinizi bulmanız dileği ile…

Sevgi ile kalın.

N.A.

Takipte Kalın:

Instagram: @nihanakca

Snapchat: @nihanakca

Spotify: @nihanakca

Leave a reply:

Your email address will not be published.

Site Footer